Bana sorulan “garip” soruların “dobra” cevapları – 2


İlk bölüm
`den sonra soruların arkası gelince bir yazı daha yazıp merak edenleri aydınlatayım dedim.  İyi okumalar.

Falname ne demek?

1. Türk ve Fars kültürlerinde falla ilgili eserlerin genel adı.

1- Kur’an Falnameleri.
    a- Harflerin yorumuna daya­lı falnameler.
    b- Kur’an âyetlerine dayalı falname­ler.
2- Kura Falnameleri.
3- Peygamber Adlarına Göre Düzenlenen Falnameler.

Ayrıntılı açıklamaları bu sayfada bulabilirsiniz.

2. Buradan da dinleyebileceğiniz gibi Mercan Dede`nin insanı kendinden alıp götüren muhteşem parçası.

Daha sonradan öğrendiğime göre Farsça olan bu parçanın sözleri Mevlâna`nın bir şiiridir:

Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.

İsa’nın yurdu değilsin sen,
yayıldığı yersin eşeklerin.
Nerden tanıdım seni bilmem ki,
nerden parçası oldum bu yerin,

Bana vermedin bir yudum tatlı su,
sofranı yaydın yayalı.
Elimi ayağımı bağladın gitti,
elimin ayağımın farkına varalı.

Bırak da bir ağaç gibi
yerin altından çıkarıp ellerimi
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,
uzayıp gideyim bâri.

Ey çiçek, dedim çiçeğe,
dedim, bu küçük yaşta sen,
neden ihtiyar oldun bu kadar,
dedim, nasıl oldu bu böyle?

Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,
sabah rüzgârını tanıyalı,
hep yukarlara doğru çıkar
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.

Şunu da söyledi çiçek:
Madem aslımı tanıdım,
madem yersizlik âlemi aslım,
artık bana tek bir şey düşecek:
Yücelip aslıma gitmek.

Sus yerter artık,
var git yokluğa haydi,
yoklukla yok ol.
Git, yokluklardan tanı
yokluktan var olanı.

Peki neden bu rumuzu seçtin?

Hayattaki yolculuğum bir kaç sene önce beni bu yukarıda verdiğim bilgiler ve daha çoklarıyla karşılaştırdı.  Mercan Dede`nin müziğiyle de karşılaşmam aynı zamanlara denk geldi.  Ve Falname parçasını duyduğumda yüreğimin tam üzerine sanki yanan bir ateş oturdu.  Hayata dair; benim yaşadığım, hissettiğim ya da düşündüğüm herşeyi ve daha fazlasını hissettirdi bana o müzik.  O günden sonra ne zaman soracak sorularım olsa ama bunları sadece kendi içimde çözmek istesem ya da ne zaman zora düşsem ve yardım istesem hep niyet edip Kur`an`ın gelişi güzel bir sayfasını açıp tek bir cümle okudum.  Ve o cümle hep benim sorumun ya da sorunumun cevabı oldu, bana yol gösteren oldu.  Bundan dolayı kendime Falname dedim.  Fotoğraf kariyerime de bu isimle başladım.  Bütün fotoğraflarımın üzerinde bu imzam vardır.  Şimdi aynı şeyi yazılarım için de yapıyorum.

Falname, benim nüfusumun üzerinde yazandan çok, içimde ne olduğumla ilgili.

İnternette çıplak görünmekten hiç utanmıyor musun?

Yok, hiç utanmıyorum hem de!  Ben, fotoğraflarıma bakıp ilk olarak çıplaklığı tanıyanlardan utanıyorum.  Benim fotoğraflarım, her ne kadar çıplak da olsalar erotik değiller.  Bu ikisinin ayırımını iyi yapmak gerekir.  Hoş, erotik olsalardı da bu yine benim kararım olurdu.  Fakat ben ne isem, kendimi o şekilde gösteririm.  Ve unutmamalı ki, istisnasız her birimiz çıplak doğar ve çıplak gömülürüz.  Allah`ın huzurunda da her birimiz, üzerimize giydiğimiz kıyafetlerden ayrı, çıplağızdır.

image

Bu fotoğraf, serisiyle birlikte benim okul projemdi.  Konusu, Ademle Havva`dan esinlenilmiş doğal ve saf aşktı.  Bu fotoğraflarla Almanya`da Büyük Şehir Kütüphanesi`nde diğer sınıf arkadaşlarımla birlikte 2 ay boyunca sergi açtık.   Yukarıda görebileceğiniz üzere ailemle de fotoğraflarımın önünde gururla poz verdim.

Ayrıca bu fotoğraflar internette o kadar çok ilgi uyandırdı ki İsveç`ten  “The Interpersonally Happy” isimli bir karma sergiye davet aldım.  Katıldım ve serginin bütün geliri, İsveç`te kadınlar için kurulmuş yardım evlerine gönderildi.  Aşağıdaki fotoğraflar da İsveç`teki sergiye ait.  Tam o sıralarda benim tez sunumum ve okulda başka bir sergim olduğu için malesef çok istediğim halde katılamadım.

image image image image image image image

Aşkımız dolayısıyla belki de yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım edebildiğim için, insanî sevginin en doğal halini safça görüntüye aktarabildiğim ve bu sayede bir çok kişinin duygularına dokunabildiğim için kesinlikle utanmıyorum.  Utanmam gerektiğini düşünenler varsa,  önce kendi nesneselliklerinden kurtulsunlar ve bence neyden utanılması gerektiğini oturup tekrar düşünsünler.

Şimdilik bu kadar.  Başka merak ettiğiniz şey varsa; çekinmeyin sorun.  Zamanı gelince derleyip cevabını elbet veririm.  Bir dahaki yazıya kadar esen kalın.

Sevgiyle,

falname imza

Bana sorulan “garip” soruların “dobra” cevapları – 2

Yorumlar

  • 19. Mart 2013 at 14:53

    Merak işte 🙂
    Ama fotoğraflar harika, ben beğendim.İsmi bende merak ediyordum, açıklaman iyi oldu ;).

    Cevapla
    • 19. Mart 2013 at 14:58

      Haha, merakını giderebildiğime sevindim canım 🙂

      Cevapla
  • 15. Haziran 2016 at 16:19

    Bende merak ettim ama fal baktığını düşünecek bir paylaşım görmediğim için acaba ne manada diye düşündüm :))

    Cevapla
    • 15. Haziran 2016 at 18:32

      Evet, bugüne kadar daha bir kere bile falla ilgili bir paylaşım yapmadım ama kahve fincanı fotoğrafı bile gönderen oluyor. :))

      Cevapla
  • 29. Haziran 2016 at 22:22

    Merhaba Derya hanım
    Sizi ilk defa Heidenheim de sahnede gördüm daha öncesinde hiç rastlamadım görmedim ..sizi görür görmez çok sempatik ve samimi geldiniz bana ..
    ve sonrasında sizi Facebook ta buldum tesadüfen bir ortak arkadaştan dolayı ve gerçekten videolarınıza baktım sayfanıza baktım sizi taktir ediyorum buna inanın çok sevdim sizi başarılarınızın devamını diliyorum.
    Sevgilerimle Behice

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir