Dolunaydan Medet Uman Dengesiz Sörfçü

Ah, ne kadar da uzun bir zaman geçti…

Ben kendimi kaybedeli ve sonra yeniden bulalı. Yeniden kaybedip tekrar bulalı. Ve hayat böyle geçip giderken, ben kendimle saklambaç oynamaya devam ederken baharlar kışları, kışlar yazları, yazlarsa kim bilir neleri kovalamış.

Büyümüş ve yıpranmışız. Yıpranırken öğrenmiş, tecrübelenmişiz.

Artık vazgeçmek çok daha kolay geliyor bana, başlamak çok daha zor.

Çokça sustuğum zamanlar geçirdim, geçiriyorum. Üretmelerim bile sustu. Öyle bir susmak. Enerjisiz kalıp sadece kendime dönmeye çalıştım son aylarda, yıllarda. Ama sanki bol akıntılı ve hırçın dalgalı bir denizde yüzüyor gibiyim. Son nefesimle attığım kulaçlar beni bir adım ileri götüremedi. Olduğum yerde, ilerleyemeden yorulmaya devam ettim.

Yazı yazmak, tüm sırlarımı paylaşmaktı benim için. O nedenle yazmaya cesaret edemedim.

Yeni yetme bir sörfçü gibi hissettim, hissediyorum kendimi. Ayağım, sörf tahtasına bağlı, tam dengemi tutturamamış ve suyun içine düşmüşüm. Ama güçlü dalgalar beni dibe batırmış, tam yüzeye çıkmışken ve daha doğru düzgün nefes alamamışken hop, yüzüme şiddetli bir dalga daha çarpıp beni yine aşağı itmiş. Tam bu sıralarda ayağıma bağlı sörf tahtası aşağıda bir yerlere takılmış, kendimi kurtaramamışım. Üzerime durmadan vuran dalgaların arasında nefes alamadan kalmışım, yüzeye çıkma uğraşlarım hep sonuçsuz kalmış.

Ve en sonunda debelenmekten vazgeçmeye gönüllü olmaya başlamışım. Ama debelenmekten vazgeçmek, yaşamdan vazgeçmek demekmiş. Yaşamdan vazgeçmeyi hiç istemeden, ama debelenmek için bedenimde tek bir enerji kırıntısı kalmadığı halde ayağımın takıldığı o sörf tahtasına bağlı, üstümden geçen dalgaların beni nefessiz bırakarak sürüklemesini izlemekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Belki dolunay olur, sular çekilir; belki rüzgar diner, dalgalar sakinleşir; belki taşların arasına sıkışan sörf tahtam kırılır, beni esir almaktan vazgeçer de yüzeye çıkabilirim en sonunda.

Hangisi olur, bilemiyorum ama nefesim bitti bitiyor, çaresizce debelenip kendimi yüzeye çıkarmaya çalışacak enerjim kalamış; hiç bir elin gelip beni çekip çıkarmayacağını bildiğimden dolunayın çıkmasından, rüzgarın dinmesinden, taşların tahtayı kırmasından medet umarak bir süre debelenmeden son enerjilerimi biriktirmeye çalışıyorum.

Yeni gelecek an, yanında ne getirir; kim bilir…

Bunca zaman sonra bir iki kelime bile olsa yazmaya cesaret etmişsem, belki de iyileşmenin ilk unufak adımı başlamış demektir. Belki de…

Dolunaydan Medet Uman Dengesiz Sörfçü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir